Sodom ve Gomore / YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU

Yakup Kadri bu kitabında, işgal altındaki İstanbul'u Tanrı'nın gazabına müstehak bir yozlaşma ve çürüme içinde anlatır. Yakup Kadri'ye göre 1919'da Anadolu'da başlayan kurtuluş mücadelesi bir halkın özgürlüğünü kurtarmakla kalmayacak, bu toplumsal ahlaksızlıklara da son verecektir.

 

 

Beyoğlu sosyetesinin zengin, ünlü ve itibarlı ailelerinden Sami Bey'in güzel kızı Leyla ile asker olduğu için mevki ve itibar kazanmış ve bu sayede Beyoğlu sosyetesine girmeyi başarmış Necdet'in hüsranla biten aşkını anlatan Yakup Kadri, arka plana, İngiliz Donanmasının işgal ettiği İstanbul'u koyuyor.


Sodom ve Gomore, günümüzde toplumsal ahlaksızlığın sembolü olarak kullanılan bir isim. Bu kavimlerin hikayeleri tek tanrılı dinlerin kitaplarında yer aldığı için günümüze kadar gelmiştir. Kutsal kitaplarda anlatılan odur ki, bu kavimler Lut peygamberin çağrısına itaat etmeyip eşcinselliği serbest bıraktıkları için Tanrı'nın gazabına uğrayarak ters yüz edilmişlerdir. Yakup Kadri'de işgal altındaki İstanbul'u Tanrı'nın gazabına müstehak bir yozlaşma ve çürüme içinde anlatır. Yakup Kadri'ye göre 1919'da Anadolu'da başlayan kurtuluş mücadelesi bir halkın özgürlüğünü kurtarmakla kalmayacak, bu toplumsal ahlaksızlıklara da son verecektir. Yakup Kadri, Mustafa Kemal'in önderliğindeki özgürlük mücadelesini böylelikle Tanrısal bir zemine oturtarak yarattığı güçlü metaforla, milli mücadeleye kalemiyle destek oluyor.

Bu yazdıklarımı okuyunca kitabın bir savaşı anlattığını düşünmeyin; kitap tamamen İstanbul sosyetesi içinde yer alan insanları anlatıyor. 17 yaşındaki Nermin, Amerika'dan gelen bir bayan gazeteci ile aşk yaşamaktadır. Leyla kendine Türkleri yakıştıramamakta; İngiliz donanmasının yüksek kumandanlarından bir sevgili aramaktadır. Azize Hanım Türkçe'nin çok kaba bir dil olduğunu düşündüğü için hep Fransızca konuşmaktadır ve genç Fransız bahriyelilerin ilgisinden memnundur. İngiliz Majör Will grup sex hastasıdır ve hemen her gece evinde sosyetenin genç kızlarıyla alem yapmaktadır. Majör Will İstanbul sosyetesinde o kadar ün yapmıştır ki sosyetenin madamları ve beyfendileri Majör Will'in misafirlerine gururla gösterdiği kamçılarla, zincirlerle, tüylü sopalarla ve daha akla gelmeyen bir sürü tuhaflıkla dolu alem odasını görebilmek için kendilerini davetli yazdırmaya uğraşmaktadırlar. Lütufe Hanımın aşık olduğu istihbarat servisindeki İngiliz bir adam bu sayede Lütufe Hanım'ın kocasıyla tanışmış ve aralarında ilk görüşte bir aşk başlamıştır.

Kitapta, bu kısaca özetlediğim bazı karakterler ve yaşadıkları anlatılıyor. Kitapta Atatürk ve kurtuluş mücadelesi anlatılmıyor; bununla metafor yaratılıyor. Kitap içerik olarak eğlenceli ve sürprizlerle dolu olduğu kadar Yakup Kadri'nin karakter çözümlemelerindeki güçlü gözlemleri, aşkın kimyasına ilişkin önemli tespitleri, sosyete hayatına ilişkin derin tahlilleri sayesinde İstanbul'un sosyolojik ve psikolojik bir belgeselini okuyorsunuz. Bu açıdan bakıldığında kitap her zaman güncelliğini koruyacak bir klasik.
 
 

Yorum Yaz